Orta Doğu'da Arap Sarmalı 1: Suudî Arabistan - Oğuz Evren KILIÇ

Orta Doğu’da Arap Sarmalı 1: Suudî Arabistan

Suudî Arabistan, 2 milyon kilometrekareye yayılmış olmasına karşın nüfusu 30 milyonu geçmeyen bir ülke. Bu az nüfusu besleyecek her şeyi ithâl etmek zorunda olmasından ötürü dış bağımlılığı çok fazla. Yıllık 1 trilyon doları bulan GSMH’si ile bu bağımlılığı finanse ediyor gibi gözükse de, isrâfın her türlüsünü görebildiğimiz bir ekonomi olarak oldukça borçlu durumda.

Suudî Arabistan, Suud âilesi tarafından yönetiliyor. Bu geniş âile, tipik ve karmaşık feodal ilişkiler ağı içinde bir araya gelmiş iki cepheden oluşuyor. Bu cepheler, Suud âilesinin kurucusu sayılan Abdülaziz’in eşlerinden isimlerini alıyor: Sudayrîler ve Şammarîler. Bu iki isim de birer büyük aşîretin ismi. Bu aşîretlerin kızlarını eş olarak alan Abdülaziz’den olan erkek çocukları arasında bir güç mücâdelesi süregeliyor.

Sudayrîler, Arabistan Yarımadası orijinli, Sünnî, geçmişten beri İngiltere ve ABD ile arası iyi olan zengin bir aşîret. Sudayrî cephesi, kurucu kralın 7 oğlunun zürriyeti üzerine kurulu. Bu 7 oğuldan türemiş olanlar arasında da ayrıca bir güç mücâdelesi yaşandığını tahmin etmek zor değil. Bu güç mücâdelesinde ABD-İngiltere çekişmesinin etkileri görülüyor. 

Şammarîler ise nüfusları neredeyse 5 milyonu bulan, Irak, Ürdün ve Arap Yarımadası üçgeninde çok yaygın, Sünnî ve Şiî karışımı olan devâsâ bir aşîret. Şammarîler merkezî bir yönetime sâhip olmamakla birlikte, aşîreti oluşturan belli başlı “klanlar” yoğun iletişim içinde. Bu klanların önemli bir kısmı İran ile derin ticârî ve stratejik bağlara sâhip. Sünnî Şammarîler ile İngiltere’nin târihsel, ekonomik ve stratejik bağları olduğu da unutulmaması gereken bir husus. 

Sudayrî cephesi, geleneksel Batıcı çizgisi gereğince, Suriye İç Savaşı’nda ABD ile kafa kafaya verdi. Özellikle 2012’den sonra El Nusrâ’nın ve IŞİD’in güçlenmesi sonucunda ABD ile gerilim yaşayan, ÖSO’ya ve sahadaki diğer ABD ilintili gruplara mesâfe koyan Sudayrî cephesi, istihbarâtın tepesindeki isim olan Bender Bin Sultan’ı 2014 yılında görevden alarak ABD ile ilişkileri yumuşatma yoluna gitti. Çünkü Yemen’de ve Bahreyn’de hızla yükselen bir Şiî tehdidi baş göstermişti. Dahası, Katar’ın parasal gücü ile Orta Doğu siyâsetindeki ağırlığı Suudî Arabistan aleyhine artıyordu. Gidişât Sudayrîler için vahimdi.

Bugün gelinen noktada Sudayrîler, hem devlet içindeki güçlerini tahkim etmek hem de ABD’ye bağlılık tâzelemek için sert ve seri hamleler ile Şammarîleri ve kendi içlerindeki güç paydaşlarını etkisizleştiriyor. Suudî Arabistan’da iktidâr merkezîleştirilmek ve tahkim edilmek isteniyor. Bir diğer yandan Batı’ya dönük ılımlı İslâm mesajları ile hem iç hem dış siyâsette güçlü bir meşrûiyet sağlamak amacı güdülüyor.

Artık Arap ülkelerinin liderliği konusunda rakipsiz kalan Suudî Arabistan için, Orta Doğu hegemonyası konusunda İran ile kapışma zamanı. Şiî Hilâli’ni neredeyse Şiî çemberine çevirmek üzere olan İran’ın günden güne artan hegemonyasına karşı güçlü adımlar atmak zorunda olan Suudî Arabistan, kısa zamanda İsrâil, ABD ve Kürtler ile açık bir yakınlaşma ve hattâ ortaklaşma içine girecektir.


Yayın organı: Gazete Ne Haber
Yayın târihi: 28.05.2020
Adres: https://www.gazetenehaber.com/makale/orta-doguda-arap-sarmali-1-suudi-arabistan-242

Site Footer

Sliding Sidebar

    2019 © Oğuz Evren KILIÇ.   Bu internet sitesindeki tüm yazılar ve diğer içerikler izinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz. Tüm içeriğin hakkı mahfuzdur.