Ayasofya Hatâsı

Arab_Revolt

16. Yüzyıl’ın başındayız. Konstantinopolis, Osmanlı mülkü olalı 50 yıldan fazla zaman olmuş. Hristiyan dünyasının iki merkezinden biri, her ne kadar “düşman kardeş” Ortodokslar için merkez olsa da, İslâm âidiyetine sâhip bir devlet tarafından ele geçirilmiş. Hâliyle bu durumun Osmanlı lehine yarattığı büyük bir algı mevcut. Artık Osmanlı, Avrupa’nın gözünde “Doğu’dan gelen Moğol/Türkmen akını” değil. 1453’ten itibâren Osmanlı, Hristiyanlığı dünya üzerinden silmeye gelen İslâm ordusu. Fakat ilginçtir, aynı algının İslâm coğrafyasında var olduğunu söylemek güç. Konstantinopolis’in Osmanlılar tarafından ele geçirilmesi, İslâm

Devâmı

Orta Doğu’da Arap Sarmalı 2: Katar Açmazı

katar

Katar krizi kafaları çok karıştırdı, biraz netleştirmek lâzım. Katar, 1971’de bağımsızlığını ilân etmiş, 12.000 kilometrekareden küçük, 2 milyon civârında insanın yaşadığı, sâdece doğalgaz ve petrolden gelir elde eden, her şeyi ithâl eden bir devletçik. Peki, Suudîler ile diğer İslâm devletlerinin Katar ile derdi ne? Dertleri şu: Katar, El Sânî hânedânlığı tarafından yönetilen bir ülke. Bu hânedân, bundan yaklaşık 300 yıl önce Arabistan Yarımadası’nın göbeğindeki Arabistan Çölü’nden kopup gelmiş bir aşîretin devâmı. Bu aşîret, Arabistan’da önemsiz bir çöl topluluğu iken, kendilerine

Devâmı

Orta Doğu’da Arap Sarmalı 1: Suudî Arabistan

suud

Suudî Arabistan, 2 milyon kilometrekareye yayılmış olmasına karşın nüfusu 30 milyonu geçmeyen bir ülke. Bu az nüfusu besleyecek her şeyi ithâl etmek zorunda olmasından ötürü dış bağımlılığı çok fazla. Yıllık 1 trilyon doları bulan GSMH’si ile bu bağımlılığı finanse ediyor gibi gözükse de, isrâfın her türlüsünü görebildiğimiz bir ekonomi olarak oldukça borçlu durumda. Suudî Arabistan, Suud âilesi tarafından yönetiliyor. Bu geniş âile, tipik ve karmaşık feodal ilişkiler ağı içinde bir araya gelmiş iki cepheden oluşuyor. Bu cepheler, Suud âilesinin kurucusu

Devâmı

Corona’dan Sonra Ne Olacak?

corona

İnsanlar büyük korkulardan ve krizlerden sonra daha anlayışlı, daha empatik, daha uzlaşmacı olmazlar. Aksine daha bencil, daha korumacı, daha çatışmacı olurlar. Çünkü “kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz”. Bu salgının sonrasında dünyanın çok daha uzlaşmacı ve dayanışmacı olacağını düşünenler ne yazık ki yanılıyorlar. Daha şimdiden başlayan bir sorumlu, hattâ suçlu arayışı, salgın bittikten sonra tam bir cadı avına dönüşecek. Tabii bu cadı avı gerek devletlerin gerek diğer güç odaklarının ideolojik yönlendirmeleri ile kitlesel bir manipülasyona dönüşecek. Hedefe sâdece Çin’in

Devâmı

Çin Neden Bunları Yiyor?

food

Çin mutfağı oldum olası bizim coğrafyamıza çok yabancı, korkutucu, hattâ tiksindirici gelmiştir. Özellikle bu son salgın hâdisesinden sonra, Çin mutfağı iyiden iyiye tartışılır oldu. Bu konuda Çin açık eleştirilerin odağında. Peki, Çin neden bunları yiyor? Öncelikle belirtmeliyim ki, Çin üzerinden yaratılan algı çok manipülatif. Zîrâ börtülü böcekli, akla hayâle gelmeyen hayvanların olduğu bir yemek kültürü sâdece Çin’e mahsus değil. Latin Amerika’dan Afrika’ya, tüm Güneydoğu Asya’dan Hindistan’a, birçok coğrafyada bu tür egzotik yiyecek tüketimi son derece yaygın. Buna ek olarak, Çin’de

Devâmı

Site Footer

Sliding Sidebar

    2019 © Oğuz Evren KILIÇ.   Bu internet sitesindeki tüm yazılar ve diğer içerikler izinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz. Tüm içeriğin hakkı mahfuzdur.