Ayasofya Hatâsı

16. Yüzyıl’ın başındayız. Konstantinopolis, Osmanlı mülkü olalı 50 yıldan fazla zaman olmuş. Hristiyan dünyasının iki merkezinden biri, her ne kadar “düşman kardeş” Ortodokslar için merkez olsa da, İslâm âidiyetine sâhip bir devlet tarafından ele geçirilmiş. Hâliyle bu durumun Osmanlı lehine yarattığı büyük bir algı mevcut. Artık Osmanlı, Avrupa’nın gözünde “Doğu’dan gelen Moğol/Türkmen akını” değil. 1453’ten … Devamını oku

Orta Doğu’da Arap Sarmalı 3: Kral mı? Emîr mi?

Size bir soru: Neden Birleşik Arap Emîrlikleri, Kuveyt Emîrliği, Katar Emîrliği birer “emîrlik” iken, Suudî Arabistan, Ürdün ve Bahreyn birer krallık? Batı tipi monarşik sistemin kendine özgü bir hiyerarşisi vardır. Krallık, Batı tipi monarşinin en üst noktasıdır. Kralı, üst düzey dîn adamları tâkip eder. Dîn adamları, mezheplerine göre ayrıca bir ruhban hiyerarşisine bağlıdır. Ruhban hiyerarşisinin … Devamını oku

Orta Doğu’da Arap Sarmalı 2: Katar Açmazı

Katar krizi kafaları çok karıştırdı, biraz netleştirmek lâzım. Katar, 1971’de bağımsızlığını ilân etmiş, 12.000 kilometrekareden küçük, 2 milyon civârında insanın yaşadığı, sâdece doğalgaz ve petrolden gelir elde eden, her şeyi ithâl eden bir devletçik. Peki, Suudîler ile diğer İslâm devletlerinin Katar ile derdi ne? Dertleri şu: Katar, El Sânî hânedânlığı tarafından yönetilen bir ülke. Bu … Devamını oku

Alt Yapının Üst Yapıyı Belirlemesi Üzerine Eleştirel Bir Deneme

İki tanımla başlayalım: 1- İnsanların varlıklarını belirleyen şey bilinçleri değildir; tersine, insanların toplumsal üretimdeki varlıklarıdır, ki bilinçlerini belirler. Bu, “alt yapıdır”. 2- Toplumdaki üretim ilişkileri nasıl ki ebedî olmayıp gelip geçiciyseler, onların soyut dile getirilişleri olan düşünceler ve kategoriler de târihsel ve gelip geçicidirler. Bu da, “üst yapıdır”. Materyalizm, ideolojileri açıklarken bu ideolojilerin yansıttığı sosyal … Devamını oku

Orta Doğu’da Arap Sarmalı 1: Suudî Arabistan

Suudî Arabistan, 2 milyon kilometrekareye yayılmış olmasına karşın nüfusu 30 milyonu geçmeyen bir ülke. Bu az nüfusu besleyecek her şeyi ithâl etmek zorunda olmasından ötürü dış bağımlılığı çok fazla. Yıllık 1 trilyon doları bulan GSMH’si ile bu bağımlılığı finanse ediyor gibi gözükse de, isrâfın her türlüsünü görebildiğimiz bir ekonomi olarak oldukça borçlu durumda. Suudî Arabistan, … Devamını oku